Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına yönelik perde arkası stratejileri siyaset kulislerinde yerini aldı. Muhalefetin en güçlü adayı olarak öne çıkan Yavaş’ın, “Bu yaştan sonra cezaevine girmek istemiyorum” dediği iddia edildi.
Başkent kulisleri, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı yol haritasına ilişkin çok konuşulacak iddialarla çalkalanıyor. Hürriyet yazarlarından Abdulkadir Selvi, Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı iddialarını ayrıntılarıyla köşesine taşıdı. Son dönemde atılan adımlarla dikkatleri üzerine çeken Yavaş’ın, günlük süreç sağlamak adına geliştirilen birinci sınıf strateji ve parti içi gerilimler yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

KULİSLERİ HAREKETLENDİREN CEZAEVİ VE ADAYLIK İDDİASI
Siyaset koridorlarında Mansur Yavaş’ın yakın çevresi ile paylaştığı iddia edilen bazı değerlendirmeler dikkatleri çekti. Yavaş’ın yakın çevresine, “Bu yaştan sonra cezaevine girmek istemiyorum” dediği iddia edilirken, cumhurbaşkanlığı adına özel bir plan hazırladığı öne sürüldü.
İddialara göre Yavaş, adaylık stratejilerini şu sözlerle şekillendiriyor: “Cumhurbaşkanlığı adaylığının resmi olarak başvurunun takvime kadar başlangıcını çıkarmayacağım. Adaylık başvurusu başlarsa beni tutuklayamazlar. O zaman toplum bu başkan olduğu için tutuklandı der”
Yavaş, kulislerde dolaşan bu iddiaları henüz doğrudan yalanlamış değil. Ancak daha önce yaptığı bir açıklamada bu tür söylentilere karşı temkinli olunması gerektiğini şu sözlerle ifade etmişti:
“Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz.”

MUHALEFETİN EN GÜÇLÜ ADAYI KONUMUNA GELDİ
Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığına aday olma isteğinin uzun süredir devam ettiği iddiaları gündemden düşmüyor. Bir önceki cumhurbaşkanlığı seçiminde adı sık sık telaffuz edilen Yavaş için o dönem Kılıçdaroğlu’nun adaylığı kesinleşince cumhurbaşkanı yardımcılığı formülü geliştirilmişti.
Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk ve rüşvetten mahkemede itirafçılara karşı dut yemiş bülbüle dönüşü ve diplomasının iptali, Yavaş’ı muhalefet cephesinde doğal olarak güçlü aday pozisyonuna taşıdı.

KULLİYE ZİYARETİNİN DEPREM ETKİSİ
CHP’nin kuruluşunun yıldönümü kutlamasıyla düzenlenen Anıtkabir’deki törene katılmayan Yavaş’ın, aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmesine gözlerden kaçmadı.
CHP’nin belediye başkanı olmasına rağmen Yeni Parti ile yakın ilişkilerini koruyan Yavaş, bu görüşmeyle ilgili olarak Kemal Kılıçdaroğlu’na sadece bilgi vermekle yetinirken, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ise onayını aldığı iddia ediliyor. Uzmanlara göre, bu hamlelerin, Yavaş’ın iktidar kanadında da kendisine bir meşruiyet alanı açma çabası olduğu ve her kesime hitap eden çok yönlü bir denge politikası izlediği şeklinde yorumlanıyor.
CHP GENEL MERKEZİ İLE GERİLİM VE İSTİFA RESTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu temaslar devam ederken, hem CHP hem de Yeni Parti kanadında ciddi bir huzursuzluğa yol açtı. Tepkiler üzerine tavrını koyan Mansur Yavaş, “Tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yaparım” diyerek iki partiye de rest çekti.
Bu çıkışın ardından CHP cephesinden yanıt gecikmesi. Parti adına açıklama yapan Faik Öztrak, yaşananların “Büyük bir hayal kırıklığına yol açtığını” ifade etti. Öztrak, Yavaş’ın istifa imalı dinlenmeye karşı ise oldukça sert bir durma sergileyerek, “CHP tehditle, korkutarak hareket edebilecek bir parti değildir” sözleriyle kapıyı kapattı.