Norm kural demek. Normal de kurallara uygun. Pazartesi itibari ile “Yeni Normal” başladı.

Gözlemlerimden bazıları. Pazartesi işe başladık. Selamünaleyküm, merhaba, günaydın. Uzaktan, Osmanlı alplerinin hareketi ile karşılık verme. Sağ eli kalbin üzerine götürerek hafif eğilme.

Bizim için en önemli selamlaşmalardan biri, eğer çok samimi isen sarılma. Biraz mesafeli isen kafaları birbirine değdirerek selamlaşma. Daha resmi bir ortam ve iletişim ise tokalaşma.

Pazartesi baktım şaşırarak birileri el uzatıyor değilse sarılmayı ve kafa vurmayı bırakın tokalaşma dahi ortadan kalkmış ve insanımız da bunu bemimsemiş.

Yüzlerce yıllık geleneğimizin akıbeti meçhul. Tamamen ortadan da kalkabilir. Bir süre sonra yeni normal unutulur ve eski normale dönüş yapılır yani geleneğimize.

Bir başka yeni normalimiz. Bizde çok yaygın olan ve günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olan “çay” muhabbeti.

Birilerini ziyarete gitmeden önce genellikle “Çayın var mı? Çay içmeye geliyoruz. Çaylar sıcak olsun birazdan oradayız.” nev’inden görüşmelerimiz olur. “Çay” Karadeniz’de üretilen yeşil bir bitkiden çok kültürel bir anlama bürünmüştür.

Gelen misafirlere bakıyorum bir kısmı söylediğimiz çayı ayıp olmasın diye reddetmiyor ama içmiyor. Bizde çay getirtirken üzerinin kapanmasına, aynı bardakla içmeye özen gösteriyoruz.

Bir başka yeni normalimiz “maske”. Ben uzun yıllar gözlük takan birisiyim. Artık bedenimizden bir parça gözlük. Bu süreçte yanımızdan eksik etmediğimiz ve uzun bir süre de bizimle beraber olacak şey “maske”.

Maske takmak sokaklarda biraz esnetilmiş olsa da resmi dairelerde genel anlamda uyuluyor. Sanki maskeye de gözlük gibi yavaş yavaş alışıyoruz.

Bir başka yeni normalimiz. Fiziki mesafe ya da sosyal mesafe. Toplu taşımalarda  bu konuda ciddi sıkıntılar olduğunu görüyoruz. Dolmuş ve otobüslerde insanımız istif edilmişçesine taşınmaya devam ediyor. Bu konuda ceza ne kadar işe yarar bilemiyorum ancak yetkililere bir öneride bulunabilirim.

Pandemiden önce, Bakanlıklarda çalışanlar 09.00’da mesaiye başlıyor, taşra teşkilatı ise 08.00’de mesaiye başlıyordu. Özel çalışanlarda herhangi bir sınırlama yok ve zaten olması da düşünülemez. Önerim taşra teşkilatı 07.30′ başlayıp Bakanlıklar 08.30’da ve üçüncü bir grup da 09.30’da mesaiye başlayarak saat dilimi daha geniş zamana yayılabilir.

Şu an hayatımızda “Yeni Normal” diyebileceğimiz epeyi bir davranış şekli, sosyal hayatta değişiklik vs var. Nerede o “eski normallerimiz”de diyebiliriz. Bütün bu olup bitenden dersler çıkararak çok daha sağlam yapılar, insani ilişkiler, kurumlar, kuruluşlar da oluşturabiliriz.

Bu arada Amerikalı George Floyd’a yapılan muamele kan dondurucu bir görüntü ve sonuç. Bu şiddeti kabul etmek mümkün değil. Amerika’da ve dünyada bu son ırkçı saldırı olur inşallah.

Dini, dili, ırkı farklı da olsa Allah’ın yarattığı kulların hepsinin değerli olduğunu hergün vurgulasak yeridir. Suçlu elbette cezasını görmeli. Bu suç onun hayatıyla ödettirilmemeli. Bir de Batı ve Batı Medeniyetine dönüp tekrar bir daha bakılmalı.

Daha önemlisi, kaybettiğimiz değerlerimizin üzerindeki tozu üflemeli ve kaldığı yerden insanlığın hizmetine sunmalı diyorum. Selam ile Allaha emanet.