FİNLANDİYA’DA ÖĞRETMEN OLMAK
Bu köşeden daha önceki yazılarımızda, eğitimin sorunlarından, çözüm önerilerinden bahsederken, sıklıkla dile getirdiğimiz bir konuydu, öğretmenin, öğretmenlik mesleğinin değeri ve toplumdaki yeri.
1970’li yıllara kadar, dünyada hiç kimsenin dikkatini çekmeyen, hiç bir alanda kendisinden söz edilmeyen, küçük bir Kuzey Avrupa ülkesiydi Finlandiya. 70’li yıllardan itibaren eğitimde gerçekleşen iyileşmelerle birlikte, “ilkokul öğretmenliğinde uluslararası bir diplomat ve sonrasında Finlandiya’nın Nobel Barış Ödüllü evrensel barış elçisi ve sonunda, Cumhurbaşkanı olan Marttı Ahtisaari”[1] nin döneminde eğitimde yakalanan başarı zirveye ulaştı.
“Finlandiya bugünkü eğitim başarısını kutlarken, öğretmenlerinin değerini alenen takdir etmekte ve onların mesleki içgörülerine ve düşüncelerine şüphesiz güvenmektir. Hiç abartısız dile getirmek gerekirse mükemmel öğretmenleri ve modern öğretmen eğitim sistemi olmasaydı, Finlandiya’nın bugünkü uluslararası eğitim başarısından bahsetmek imkansız olurdu.” [2]
Finlandiya’da öğretmene verilen değer ve bu değerin bir gereği ve doğal sonucu olan öğretmen adaylarının üniversite eğitimi için seçimi, yetiştirilme süreci gerçekten dikkate değer örnek bir sistemdir. Bunun neticesinde de, liseden mezun olan en başarılı öğrencilerin girmek için can attığı, doktor, avukat, mimar gibi mesleklerden daha popüler bir alan hâline gelen, Finli gençlerin hayallerini süsleyen “rüya meslek”tir öğretmenlik.
“Bir meslek olarak öğretmenlik, Finlandiya ulusal kültürünü sürdürmeye, açık ve çok kültürlü bir toplum inşa etmeye sıkı sıkıya bağlıdır. Gerçekten de formal eğitimin amaçlarından biri de, kültürel mirası, değerleri ve amaçları, bir nesilden diğerine taşımaktır. Öğretmenler kendilerini refah bir Finlandiya toplumu inşa etmedeki temel faktörler olarak görmektedir. Dünya genelinde olduğu gibi Finlandiya’daki öğretmenlerde kültürünün önemli bir taşıyıcısıdır. Okuryazarlık Finlandiya kültürünün belkemiğidir ve keyif için kitap okumak tüm Finlandiya halkının kültürel DNA’sının ayrılmaz bir parçasıdır.”
“Finlandiya’da öğretmenlerin ve öğretmenliğin son derece saygın olması şaşıracak bir şey değildir. Finlandiya medyası üst ortaöğretim mezunları arasındaki favori meslekleri belgeleyen, kamuoyu sonuçlarını düzenli olarak rapor etmektedir. Bu raporlarda öğretmenlik sürekli olarak en takdir edilen mesleklerden biri olarak görülmektedir ve genellikle rüya meslekler olarak düşünülen tıp, mimarlık ve hukukun önünde yer almaktadır. Öğretmenlik Finlerin temel sosyal değerleri ile uyumludur ve bu değerler, sosyal adaleti, başkalarına saygı duymayı ve mutluluğu içermektedir.”[3]
Başarılı bir ilkokul öğretmeni olan Vera Salonen, neden öğretmen olmak istiyorum? Sorusuna şöyle cevap veriyor: “ Öğretmen olmak istiyorum çünkü hem öğrencilerimin hayatında hem de ülkemde bir fark yaratmak istiyorum. Çocuklarla olan ilişkim her zaman sevgiye İlgiye, anlayışa dayalıdır ve çalıştığım kişilerle de ilişki kurmayı severim. Bence bu hayattaki amacımı gerçekleştirmenin tek yolu. Finlandiya eğitimine önemli katkıları olan ünlü eğitimci Matti Koskenniemi, pedagojik sevgi teriminden bahseder ve bu terim bir öğretmen olarak eylem teorimin mihenk taşıdır. Belki de öğretmenlik diğer birçok mesleğe göre sadece kalbinizi ve kişiliğinizi ortaya koyduğunuz da başarılı bir şekilde yapılabilecek bir iştir.” [4]
“Hem öğretmeye hem de öğretmen olmaya duyulan rağbetten dolayı, Finlandiya’da sadece en iyi ve en kararlı kişiler, bu meslekî hayallerini gerçekleştirebiliyor. Her bahar, genel üst orta öğretimden mezun olan binlerce Finlandiyalı, yetenekli, en yaratıcı ve en motive olmuş gençler Finlandiya’daki 8 üniversitenin öğretmen eğitimi bölümüne başvuru yapmaktadır. Yani Finlandiya’da öğretmen olmak büyük bir rekabet içermektedir. Öğretmen adayları sadece başarılı olanlardan değil, aynı zamanda olumlu kişilik yapısına, çevre ile mükemmel bir uyum becerisine ve bir okulda öğretmen olarak çalışmak için bağlılık duygusuna sahip olanlardan mülakatla seçiliyor.”[5] Bizdeki gibi mülakatlar üniversiteyi bitirdikten sonra “gel bakalım sen öğretmen olabilir misin? Diye insanların üniversitede yıllarını, hayallerini, hayatlarını çaldıktan sonra değil, daha işin başında, üniversite (yani hayat/ının) tercihini yaparken soruyor. Ve üniversitenin öğretmenlik bölümüne alınacak öğrenci sayısı ihtiyaca göre belirleniyor. Bizdeki gibi her yıl ortalama ataması yapılan 20 bin öğretmene karşılık, her yıl ihtiyaç fazlası binlerce öğrenci üniversitelere doldurulmuyor.* Bizde bu plansızlığın neticesi olarak bugün mezun öğretmen adayı sayısı 500 bine dayandı. Ve KPSS sınavları için, deyim yerinde boş hayallerin peşinde çaresiz bekletiliyor.
“Finlandiya’da öğretmenliğin popüler, tercih edilen, saygın bir meslek olmasının nedeni maaşlar değildir. Öğretmenler ulusal maaş ortalamasının birazcık üzerinde kazanmaktadır. Finlandiya’da öğretmen maaşları OECD ortalamalarına yakındır.” Tercih edilen popüler meslek olmasının asıl nedeni, saygınlığı ve eğitime verilen değerle ilgilidir.
“Yüksek kaliteli akademik öğretmen eğitimi, bireyleri Finlandiya’daki birçok iş gücü alanında çalışmaya hazırlar. En önemlisi Finlandiya’da öğretmenler ve okullar kamunun gerçekten kendilerine güvendiğini bilir. Ebeveynler bir diş doktoruna güvendikleri şekilde öğretmenlere de güvenirler. Çocuklarına iyi bir okul bulmak için endişelenmezler. Birçok ebeveyn evlerine en yakın okulun yeterli olduğunu düşünür.” [6]
“Finlandiya’da her 5 öğretmenden 3’ü mesleklerinin toplumda saygı gördüğünü düşünmektedir. Bu durum OECD ülkelerinde %30 olan oranın 2 katıdır. Ayrıca Finlandiya’daki öğretmenlerin %95’i öğretmen olmanın avantajlarının dezavantajlarından daha ağır bastığını bildirmektedir.”[7]
Eğitimde başarının kilit noktasında hiç şüphesiz öğretmenin rolü ilk sıralardadır. Öğretmenlerin tam bir motivasyonla, kendilerini ülkesine, ülkesinin geleceği olan çocuklarına adaması için değerli olduğunu hissetmesi şarttır. Öğretmenlerin, öğrencide ve toplumun genelinde etkili, faydalı bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirecek güçlü bir etkiye sahip olabilmesi için, öğretmenlik rol model alınan, saygı duyulan, bir meslek olarak görülmelidir.
Ve tabi ki bunun için, ülkesinin, milletinin hassasiyetlerini bilen, değerlerine sahip çıkarak saygı duyan, kendini donanımlı bir şekilde yetiştirmiş, değişime ve gelişime açık, öğrencilerini seven, onların üzerinde etkileyici bir rol model olmanın yolunun kalplerine girmekten geçtiğini bilen ve bunun için hiçbir mücadeleden kaçmayan, azimli, kararlı öğretmenler gereklidir.
“Marifet iltifata tabidir.” Başarı da, “kader de gayrete aşıktır.”
İşini aşkla yapanlara selam olsun.


[1] Pası Sahlberg, Finlandiya Eğitim Devrimi, s.127,
[2] age, s.127,
[3] age, s.129,
[4] age, s.131,
[5] age, s.131-132,
*Konuyla ilgili 30 Temmuz 2018 tarihli yazımız. http://www.gazeteilksayfa.com/universiteler-umit-tacirliginden-kurtarilmalidir-3090yy.htm
[6] age, s.137-153,
[7] age, s.168,