Salgın, Endemi, Epidemi ve Pandemi

  • Endemi: Küçük ve belirli bir insan popülasyonunda belirli bir periyotta görülen salgın,
  • Epidemi: Tıbbi olarak da bir toplumda ya da bir ülkede yaygınlaşan salgın, 
  • Pandemi: Salgının bir bölge, coğrafya ya da toplumdan çıkıp uluslarüstü bir duruma geçmesi, dünya çapına yayılmasıdır.
  • Salgın: Bu üç kelimeyi de kapsayan genel bir kavramdır.

Örneğin yeni tip koronavirüs Çin’in Wuhan kentinde yaygınlaşmaya başladığında bir endemi, Çin geneline yayıldığında epidemi, diğer ülkelere sıçrayıp dünyayı sardığında pandemi salgın olarak tanımlanmıştır.

Virüs

Virüs kelimesi Latince “zehir” anlamına gelir. Bakteriler, ökaryot olan bitki ve hayvanlardaki hücrelere oranla daha basit yapılı ve küçük hücreden oluşan prokaryot organizmalardır. Virüsler, prokaryot ve ökaryot hücrelerin sahip olduğu yapı ve metabolik sistemi içermeyen daha küçük oluşumlardır. Hem canlılara hem de cansızlara ait özellikler İçerirler. Virüsleri, protein bir kılıf ve onun içindeki nükleik asitten oluşan hastalık yapıcı partiküller olarak tanımlamak mümkündür.

Virüslerin Yapısı ve Özellikleri

Virüsler çok basit bir yapıya sahip varlıklardır. Genel olarak bir virüs üç kısımdan oluşur. Bunlardan birisi nükleik asit
yani genetik maddedir. Virüslerin genetik maddesi DNA ya da RNA’dan herhangi birisidir. Virüsü oluşturan ikinci yapı
kapsit olarak adlandırılan protein kılıftır. Virüsün nükleik asidi bu protein kılıf ile çevrilidir. Virüsteki diğer yapı da tanıma
uçları olarak isimlendirilen protein yapılı çıkıntılardır. Bir veya birden fazla olabilen bu çıkıntılar, virüsün enfekte edeceği
hücreyi (konakçıyı) tanımasını sağlayan özgül yapılardır.

Virüslerde hücre zarı, çekirdek ve organeller yoktur. Ayrıca beslenme, büyüme, hareket, enerji üretimi gibi canlılık faaliyetleri de bulunmaz. Çoğalma özellikleri vardır, ancak bunu da uygun bir konakçı hücre içinde gerçekleştirebilirler. Bundan dolayı zorunlu hücre içi paraziti olarak kabul edilirler.

Konakçı hücre bulamadıklarında kristalize olup uzun süre bu şekilde kalabilirler. Virüsler, metabolizma için gerekli enzimleri içermezler ve kendi proteinlerini sentezlemek için gerekli unsurlardan yoksundurlar. Ancak Virüslerde belirli bir organizasyona sahip olma, protein ve genetik madde bulundurma gibi canlılık özellikleri de bulunur.

Bu durumda virüsler canlı mıdır cansız mıdır? Bu soru biyologlar arasında hala devam eden bir tartışma konusudur. Günümüzde bu varlıklar hiçbir canlı alemi içinde sınıflandırılmazlar.

Virüslerin çoğalması

Ökaryot canlıların virüsleri genellikle belirli hücre ve dokulara yerleşip çoğalabilir. Örneğin soğuk algınlığı virüsleri üst solunum yollarında, çocuk felci ve kuduz virüsleri beyinle omurilikte, Hepatit B virüsü karaciğerde, AIDS virüsü akyuvarlarda, çiçek ve kızamık virüsü deride çoğalır.

Virüsler konakçılarını, onların zarlarındaki proteinler yardımıyla tanırlar.

Virüsler çoğalabilmek için önce genetik maddelerini yabancı hücre içine enjekte ederler. DNA’larını eşlemek ve protein kılıflarını oluşturmak için istila ettikleri hücrenin kaynaklarını kullanırlar. Bakterileri konakçı hücre olarak kullanan virüslere bakteriyofaj veya sadece faj adı verilir. Aşağıda bir bakteriyofajın bakteri hücresi içinde nasıl çoğaldığı gösterilmiştir.

Virüsler Ve İnsan Sağlığı

Bir virüsün vücuda yerleştiği dokunun hücre bölünmesi ve kendini yenileme yeteneği ile virüsün bu dokuya vereceği zarar arasında bir ilişki vardır. Örneğin virüsün bulaştığı solunum yolu epitelinin kendini yenileme yeteneği fazla olduğu için soğuk algınlığı hastalığından tamamen kurtuluruz. Ancak çocuk felci virüsünün zarar verdiği sinir hücreleri bölünemediği için, bu hastalıkta çoğunlukla kalıcı etkiler ortaya çıkar. Virüslerin neden olduğu birçok hastalık bulunur. Bunlardan bazıları üzerinde kısaca duralım.

AIDS: AIDS, “Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu” anlamına gelir. Bu hastalık insanlarda bağışıklık sisteminin HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) tarafından işlevsiz hale getirilmesi sonucu ortaya çıkar. AIDS’li kişilerde bağışıklık sistemi zayıfladığı için vücudun çeşitli hastalıklara karşı direnci ortadan kalkar. Bu durumda zatürre, kanser gibi hastalıkların ortaya çıkışı kolaylaşır. AIDS’li bir kişi genellikle birkaç hastalığın bir arada olması sonucu yaşamını yitirir. Kesin tanı için ELİZA testi yapılır.

HIV virüsü vücut dışında uzun süre yaşayamaz. Cinsel ilişki, kan nakli ve ortak şırınga kullanımı virüsün bulaşmasına yol açan en önemli faktörlerdir.

Kuduz: Bu hastalığı, beyni etkileyen virüsler oluşturur. Kuduza yol açan virüs hayvanların salyasında bulunur ve genellikle ısırma suretiyle insana bulaşır. Köpekler, kediler, tilkiler ve yarasalar bulaşmaya neden olan hayvanlardır. Kuduza yol açan virüs vücuda girdikten sonra sinir sistemine yerleşerek beyne ulaşır ve orada iltihap yapar. Kuduza karşı en etkili yöntem aşıdır. Ancak kuduzun belirtileri ortaya çıktıktan sonra yapılacak aşının veya kuduz serumunun faydası olmaz ve ölüm gerçekleşir.

Uçuk (Herpes): Bulaşıcı olan bu hastalık, kızarık bir zeminde minik su kabarcıkları şeklinde belirti verir. Genellikle dudakta, ağız ve burun delikleri çevresinde çıkar. Stres, ateşli hastalık, aşırı yorgunluk, uykusuzluk gibi vücut direncini düşüren olaylar uçuk oluşmasını tetikler. Bu hastalık tedavi edilmezse 5 ile 7 gün arasında kendiliğinden geçer, fakat bu dönemde kaşıntı ve sızlama yaparak rahatsızlığa neden olur.

Grip: Bir tür virüsün solunum yollarına yerleşerek burada çoğalmasıyla oluşan bulaşıcı hastalıktır. Virüs, vücuda girdikten 1 – 2 gün sonra hastalığın belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Hastalık, sağlıklı kişilerde ortalama bir haftada geçer. Ancak çocuklarda, yaşlılarda, kronik hastalığı olan kişilerde (kalp, akciğer, şeker vb. hastalıklar) çok daha ağır seyretmekte ve ölüme kadar varan sonuçlara yol açabilmektedir.

Grip tedavisinde antibiyotik kullanılmamalıdır. Çünkü antibiyotikler virüslere değil bakterilere etki ederler. Grip virüsü çok sık değişen bir yapıya sahiptir. Bu durum gribe karşı etkin bir aşı geliştirilmesini ve vücudun uzun süreli bağışıklık oluşturmasını engeller. Hastalığı en kısa sürede atlatmak için mutlaka dinlenmek gerekir. Ayrıca bol sulu gıdalar, taze meyve ve sebze tüketilmelidir.

Hepatit B: Karaciğerde meydana gelen iltihaplanmadır. Hepatite yol açan değişik virüsler (A, B, C, D, E) vardır. Bunlardan hepatit B virüsü, gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sorundur. Bu virüs karaciğere yerleşerek orada çoğalır ve zamanla karaciğeri tahrip edebilir. Hepatit B bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalananların bir kısmı tam olarak iyileşmeyip taşıyıcı olarak kalır. Taşıyıcılar hasta olmasa bile hastalığın bulaşmasında ve yayılmasında büyük tehlike oluşturur. Taşıyıcılar için risk yıllar sonra başlayabilir. Bu kişilerin bir kısmında hastalık kronikleşerek siroza, ileri dönemde de karaciğer kanserine dönüşebilmektedir.

Kaynak: https://www.eokultv.com

Coronavirüs

2019 yılının Aralık ayında, Çin’de birdenbire sebebi açıklanamayan zatürre olguları ortaya çıkmaya başladı. Yapılan araştırmalar, bu zatürre vakalarının daha önceden tanımlanmamış yeni bir tip coronavirüs (coronavirus) olduğunu ortaya çıkardı. Virüsün bu formuna, 2019 yılında ortaya çıktığı için, Coronavirus 2019 yani COVID-19 denildi. 

Coronavirüs aslında, hayvanlarda bolca rastlanan bir virüstür. Son zamanlarda hastalığa neden olan virüsün kaynağının, ise Çin’in Wuhan kentinde bulunan Huanan deniz ürünleri pazarı olduğu düşünülmektedir. Önce hayvandan insana bulaşan virüsün insandan insana da yayılabildiği zamanla anlaşılmıştır. 

Gündeme son salgın ile birlikte gelse de esasında coronavirüsler, farklı tipleri olan geniş bir virüs gurubudur. Genetik materyal olarak RNA taşır, hatta RNA taşıyan virüsler arasında en büyük genoma sahip olan virüs gurubudur. Coronavirüs, zarflı bir virüstür ve zarfının etrafından dışarıya doğru diken (spike) şeklinde çıkıntılara sahiptir. Bu yapı, ona elektron mikroskobu altında bakıldığında kraliyet tacı şeklinde bir görüntü verir. Bu nedenle de, virüse Latince kraliyet tacı anlamına gelen Corona ismi verilmiştir. 

Coronavirüslerin farklı tipleri, farklı rahatsızlıklara neden olur. Örneğin bazı coronavirüsler, sindirim sistemi (gastrointestinal) rahatsızlıklarına neden olurken, bazıları ise solunum sistemi ile ilgili şikayetleri beraberinde getirir. Solunum rahatsızlıklarına neden olan coronavirüsler de kendi aralarında farklılık gösterir. Bazı enfeksiyonlarda sadece nezle kadar hafif semptomlar gözlenirken, bazı kişilerde zatürreye varan sonuçlar ortaya çıkar.

Bununla beraber, coronavirüsler, tarihteki üç örneği dışında genelde hafif semptomlar gösterir. Örneklerden ilki yine Çin’de 2003 senesinde gözlenen İngilizce ‘Severe Acute Respiratory Syndrome – Ciddi Akut Solunum Sendromu’ kelimelerinin kısaltması olan SARS coronavirüsüdür.

2012 senesinde ise, bu sefer Suudi Arabistan’da ‘Middle East Respiratory Syndrome – Orta Doğu Solunum Sendromu’ olarak adlandırılan MERS coronavirüsü ortaya çıkmıştır.

Son olarak da, şu anda dünya üzerinde hızla yayılmakta olan 2019 n-CoV (2019 Novel Coronavirus, 2019 Yeni Coronavirüsü) ortaya çıkmıştır. Bütün bu örneklenen coronavirüsleri ciddi semptomlara yol açar, hatta ölümle sonuçlanabilir. 

Coronavirüslerin hayvandan insana aktarılması da – ilk defa gözlenmemiştir. SARS hastalığının, Asya’da yaşayan bir kedi türü olan Misk (Civet) kedisinden insana bulaştığı düşünülmektedir. MERS ise Orta Doğu’da çok yaygın ve insanlarla yakın temas halinde bulunan, deveden insanlara yayılmıştır. 2019 coronavirüsünün ise hayvan pazarından alınan yarasaların ya da pangolin isimli egzotik bir hayvanın tüketilmesiyle insanlara bulaştığına dair yaygın bir kanı mevcuttur. Bununla birlikte, bu bilgi Dünya Sağlık Örgütü tarafından henüz doğrulanmamıştır. 

Kaynak: https://www.medicalpark.com.tr/

Karantina

Karantina, bulaşıcı bir hastalığa maruz kalan şüpheli durumdaki insan ve hayvanları, hastalığın en uzun kuluçka devresine eşit bir süre kimse ile temas ettirmemek suretiyle alınan tedbirsel faaliyetlerin tümü, sağlık yalıtımı. Kelimenin kökeni İtalyancadır. Ekonomisi ticarete dayanan Venedik Cumhuriyetinde, başkent Venedik’e salgın hastalık bulaşmasın diye kentte gelen gemiler 40 gün şehir açıklarında denizde beklermiş. Karantina kelimesi buradan gelir.

Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/

Uzaktan Eğitim

Uzaktan Eğitim; zamandan ve mekandan tamamen bağımsız bir şekilde öğrencinin ve öğretim görevlisinin kampüse gelme zorunluluğu olmaksızın mevcut var olan bilgisayar teknolojileri vasıtası ile tamamen sanal ortamda canlı, görüntülü, sesli olarak derslerin işlendiği, katılımcının istediği zaman bunları tekrar izleyebileceği ve görüntüleyebileceği, günümüz şartlarında eğitim ve öğretimin hızla bilgisayar ortamında geçtiği akılcı, çağdaş, yenilikçi bir eğitim sistemidir.

Uzaktan Eğitim; bir açık öğretim sistemi ya da örgün öğretimin yanında başvurulan ikinci sınıf bir öğretim sistemi değildir. Aksine yıllardır ileri düzey gelişmiş ülkelerde uygulanan ve en yeni ölçme ve değerlendirme metotları kullanılan, en modern donanıma sahip eğitim sistemidir.

Neden Uzaktan Eğitim ? Uzaktan Eğitimin Avantajları Nelerdir?

  • Uzaktan Eğitim; Öğrenci merkezlidir.
  • Uzaktan Eğitim; Fırsat eşitliği sunar.
  • Uzaktan Eğitim; Fiziksel engelli öğrencilere eğitim olanağı sağlar.
  • Uzaktan Eğitim; Geniş öğrenci kitlesine eğitim hizmeti sunabilen bir eğitim sistemidir.
  • Uzaktan Eğitim; Zaman ve mekandan bağımsızdır. Coğrafi ve bölgesel engelleri ortadan kaldırır.
  • Uzaktan Eğitim; Gelişmiş araçlarla ders işleme imkanı sağlar.
  • Uzaktan Eğitim; Geleneksel eğitimden yararlanamayan kişiler için vazgeçilmezdir.
  • Uzaktan Eğitim; Eğitim ve Öğretim ortamına 7/24 erişim olanağı sağlar.
  • Uzaktan Eğitim; İşte çalışmak zorunda olan kişilerin öğrenimlerine devam edebilmesini sağlar.
  • Uzaktan Eğitim; Evlilik, askerlik, çocuk sahibi olma gibi nedenler sebebi ile eğitimine ara veren kişilere kaldığı yerden devam etme şansı verir.
  • Uzaktan Eğitim; Her bir öğrencinin kendi öğrenme hızında öğrenim görmesine imkan sağlar.
  • Uzaktan Eğitim; Bilgiye hızlı ve kolay bir şekilde erişme imkanı sağlar.
  • Uzaktan Eğitim; Yüzyüze eğitimde gereken ulaşım, barınma, konaklama, beslenme gibi ek harcamaları ortadan kaldırır.
  • Uzaktan Eğitim; Öğretim elemanlarıyla etkileşimli ve dinamik bir öğrenme süreci yaşatır.
  • Uzaktan Eğitim; Uzaktan Eğitim mekandan bağımsız olması yönüyle öğrencilerin internet erişimi olan her hangi bir yerden istedikleri kalitede eğitim almalarına olanak sağlar.

Kaynak: http://uzem.cbu.edu.tr/tr

EBA

Eğitimin geleceğe açılan kapısı olan Eğitim Bilişim Ağı, Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çevrimiçi bir sosyal eğitim platformudur.

Bu platformun amacı; okulda, evde, kısacası ihtiyaç duyulan her yerde bilgi teknolojileri araçlarını kullanarak etkili materyal kullanımını destekleyip teknolojinin eğitime entegrasyonunu sağlamaktır. EBA, sınıf seviyelerine uygun, güvenilir ve doğru e-içerikler sunmak için oluşturulup geliştirilmeye devam etmektedir. Coronadan sonra http://www.ebatv ile de uzaktan ama canlı eğitimler gerçekleştirmeye başlamıştır. Milyonlarca öğrenciye eğitimi aksatmadan hizmetini sürdürmektedir.

İnternet Alışverişi

Hayatımıza çok hızlı bir giriş yapan internet, kısa süre içinde birçok insanın bağımlılık derecesinde kullanmasına neden oldu. İnternet alışverişi yapan kullanıcı sayısı oldukça fazla. Hal böyle olunca da, herkes internet alışverişi hakkında yeterli bilgiye sahip olmak istiyor. Özellikle günün büyük bir çoğunluğunu çalışarak geçiren ve yoğun tempoda yaşayan kişiler için alışverişi internetten yapmak çok kullanışlıdır. Bu sayede insanlar saniyeler içinde istedikleri her şeye kolaylıkla ulaşabilirler. Bu da kişiye büyük avantaj sağlar. Ayrıca kullanıcı yorumları ve fiyat araştırma imkanı da interneti vazgeçilmez bir araç haline getirmektedir. İnternetten alışveriş denince akla tek bir tıkla istenilen ürüne ulaşılabilmesi ve satın alabilmesi olarak gelir. İnternetten alışveriş yaparken herkesin bilmesi gereken avantajlar ve dezavantajlar da mevcuttur.

İnternet Alışverişinin Avantajları

Birçok insan alışverişe kısıtlı zaman ayırmaktadır. İnternetin varlığı ile  zamanla ilgili bir problem kalmamıştır. Artık insanlar iş yerinde, evde, otobüste aklınıza gelebilecek her yerde, ister telefondan, ister tabletten, ister bilgisayardan internete girerek alışveriş yapabilmektedir. Ayrıca günün her saatinde internete girip alışveriş yapabilme imkanı bulunmaz bir avantajdır.

İnternet alışverişlerinde müşterileri çekmek ve daha fazla alışveriş yapılmasını sağlamak için internet sitelerinde daha fazla indirim yapılmaktadır. Bu da kullanıcıların indirimlerden yararlanarak daha fazla kar elde etmelerini sağlamaktadır. Özellikle teknolojik ürünler satın alırken fiyat karşılaştırması çok sık yapılmaktadır. Kullanıcı ürünü hangi alışveriş sitesinde daha uygun görüyorsa o siteden alabilir. Aynı zamanda ürün yorumları sayesinde alınacak ürünlerin kalitesi ve kullanımıyla ilgili detaylı bilgiye de sahip olunabilir.

İnternet Alışverişinin Dezavantajları

En çok dezavantaj olduğu düşünülen konu alınacak ürünlerin denenmeden, görmeden alınacak olmasıdır. Giyim alışverişlerinde kıyafetlerin denenmeden alınması bazı durumlarda dezavantaj olmaktadır. İade ve değişim gibi imkanlar sunulsa bile beğenilen giysinin kişide hoş durmaması internet alışverişinin olumsuz bir yanıdır. Yine teknolojik ürünlerin bozuk çıkma gibi ihtimalleri bulunmaktadır. İnternet alışverişinin bir diğer olumsuz özelliği de sabırsız kullanıcıları ilgilendirmektedir. Aldığınız ürün anında elinize ulaşmaz ve beklemek durumunda kalırsınız. Bu da acil ihtiyacı olan kullanıcılar için olumsuz bir durum olmaktadır.

İnternetten sipariş edilen bir ürün ile ilgili problem çıktığında değişim ve iade süreciyle ilgili aksaklıklar yaşayabilirsiniz. Herhangi bir müşteri temsilcisine ulaşamamak, ürünle ilgili bir çözüm bulamamanıza neden olur. En önemli dezavantajı ise, her alışveriş sitesinin güvenilir olup olmadığının bilinememesidir. Her yerde olduğu gibi internette de dolandırıcılar vardır ve siz de internet alışverişi yaparken dolandırılabilirsiniz. Bu yüzden daima bilindik sitelerden ya da ürün markalarının kendi sitelerinden alışveriş yapmak daha sağlıklı olacaktır.

Maske ve Maske Çeşitleri

Maske; Çeşitli sebeplerle yüze geçirilen örtüye, yapma yüze “maske” denir. Bunlardan “gaz maskesi“, “eskrim maskesi” korunmak için; mukavvadan yapılmış olanları şenliklerde eğlence, maskaralık için; örtü gibi yüze geçirilen, yalnız gözlerle burun ucundan aşağısını açıkta bırakan kumaş maskeler de tanınmamak için, ya da maskeli balolarda kıyafetin bir kısmı olarak kullanılır.

Toz maskesi, sis maskesi, ağız maskesi, virüs koruma maskesi, yüz maskesi ve cerrahi maske gibi pek çok çeşidi vardır.

N95 maske,

Koronavirüs maskesi olarak da anılmaya başlanan ama aslında çok uzun zamandır hayatımızda olan filtreli maske çeşididir. Her ne kadar çoğu insan N95 tipi maskeleri kendileri için kullansalarda aslında bu çok gerekli değildir. Sıradan maskeler gibi N95 tipi maskeler de başta sağlık çalışanları olmak üzere enfekte olma riski yüksek kişiler tarafından kullanılmalıdır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı, gereksiz kullanım yüzünden doğacak maduriyetleri gidermek adına N95 tipi maskenin satışını reçeteye bağlamıştır.

Sosyal Mesafe

Sosyal mesafe, çok önemli bir önlem çünkü Covid-19 hastalığına yol açan koronavirüs enfekte olmuş bir insan öksürdüğünde havaya saçılan virüs yüklü zerrecikler yoluyla yayılıyor. Dünya Sağlık Örgütü sosyal mesafe için mümkün olduğunca evden dışarı çıkmamayı tavsiye ediyor. Fakat mutlaka çıkılması gerekiyorsa insanlarla aranızda en az 1 metre mesafe koymanızı öneriyor.

Sosyal İzolasyon 

Sosyal izolasyon, grip ve tüberküloz gibi havadan bulaşan hastalıkların yayılmasının önüne geçmek için kişinin kendini toplumdan kısmi veya tamamen uzaklaştırmasıdır. Sosyal izolasyonda okul, festival, toplu taşıma araçlarının, bankaların ve marketlerin kapanışları gibi uygulamalar yapılır.

Kendini izole etmek İngiltere’deki kullanımı ile esas olarak evde kalmak ve egzersiz yapma dışında evden çıkmamak olarak tarif ediliyor. Okula, işe gitmiyor kamusal alanlara girmiyorsunuz.

Kendini izole etmesi istenenlerin gıda ve diğer ihtiyaçları için alışverişe de mümkünse çıkmaması gerekiyor.

Esnek Çalışma

Esnek çalışma modelleri, çalışanların mesai saatleri baz alınarak hazırlanmış bir sistemdir. Esnek çalışma saatlerine sahip olan şirketlerin mesailerine başlama saatleri ve mesailerini sonlandırma saatleri diğer şirketlere göre farklıdır.

Serbest çalışma saatlerini uygulayan şirketlerin bazıları “compressed week” dedikleri sistem ile devam ederken, bazıları da mesai saatlerinin başlama ve sonlanma saatlerini 1 saat ileri ya da geri alarak (istihdam edilen kişinin toplam mesai saatini tamamlama şartıyla) devam etmektedir.

Serbest çalışma saatlerini uygulayan şirketlerin bazıları “compressed week” dedikleri sistem ile devam ederken, bazıları da mesai saatlerinin başlama ve sonlanma saatlerini 1 saat ileri ya da geri alarak (istihdam edilen kişinin toplam mesai saatini tamamlama şartıyla) devam etmektedir.

https://www.sabah.com.tr/